SAYIN VELİLERİMİZ ; KAYITLARIMIZ DEVAM ETMEKTEDİR.
OKULUMUZDA HAFTA İÇİ HER GÜN UZMAN PSİKOLOĞUMUZ BULUNMAKTA VELİLERİMİZE ÜCRETSİZ DANIŞMANLIK HİZMETİ VERİLMEKTEDİR. PSİKOLOĞUMUZ GÜN BOYUNCA ÇOCUKLARIN GELİŞİMLERİNİ GÖZLEMLEYİP HER AY BİLGİ VERMEKTEDİR .
İNGİLİZCE,BALE,DRAMA,MÜZİK FOLKLÖR VE SATRANÇ DERSLERİ BAŞLAMIŞTIR.
Seçeceğiniz anaokulunun öncelikle neleri içermesi gerekir? ÇALIŞMA RUHSATI: Anaokulları Milli Eğitim Bakanlığı ya da Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı olarak çalışır. Binanın ve sınıfların yapısı, depreme dayanıklılığı, kurumun işleyişi bu kurumlar tarafından yapılan denetimlerle kontrol edilerek çalışma belgesi izni verilir. Kurum müdürünün odasında görünür bir yerde bu belgenin asılı olması gerekiyor. Eğer böyle bir belge göremediyseniz kurum müdüründen talep edin.ÇOCUKLARINIZI KAÇAK OLARAK ÇALIŞAN ÇOCUK YUVALARINA EMANET ETMEYİN.(sosyal hizmetlerin internet sitesinden özel kuruluşlar bölümünden ruhsatlı olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.)
| TELEVİZYONUN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (MAYIS AYI) |
|
|
|
Hiç düÅŸündünüz mü televizyonumuz günde kaç saat açık kalıyor ve biz günümüzün kaç saatini televizyon karşısında geçiriyoruz. Elbette televizyonun bizi ilgilendiren yönü çocuklarımızın hayatındaki yeri. Uykuyu çok seven çocuÄŸunuzun, sabah erken saatte baÅŸlayan çizgi filmi kaçırmamak için uykusunu bırakıp televizyon karşısına geçmesi, yemeklerini bile bir gözü televizyondayken yiyor olması çok alışıldık bir durum olsa da çok düÅŸündürücü. Üstelik televizyon artık interaktif bit hal aldı, kullanım alanı geniÅŸledi. Çocuklarsa bu yeni duruma çok çabuk adapte oldular. Televizyon için çok gerekli demek gereksiz demek kadar da anlamsızdır. Çünkü etkileri, onu nasıl ve ne derecede kullandığınızla iliÅŸkili. O sizi yada çocuÄŸunuzu deÄŸil siz onu yönettiÄŸiniz sürece problem yok. Üstelik televizyonun eÄŸitimi destekleyici, rahatlatıcı, eÄŸlendirici, yaÅŸadığımız dünyada olup bitenlerin farkında olmamızı saÄŸlayıcı iÅŸlevlerini de inkar etmek de biraz haksızlık olacak gibi..ÇeliÅŸki ise aynı aracın kontrolsüz kullanımda kiÅŸiyi pasifize etmesi, amaçsız bir ÅŸekilde karşısına baÄŸlayarak zaman öldürmeye neden olması, tüketimi kışkırtması ve ÅŸiddeti evimize taşıması Televizyonun çocuklar üzerindeki etkileri konusunda yıllardır sayısız fikir yürütüldü. Bunların pek çoÄŸu da televizyondaki ÅŸiddet ile çocuktaki ÅŸiddet eÄŸilimleri arasındaki iliÅŸki üzerineydi. AraÅŸtırma sonuçları genellikle çocuk ne kadar ÅŸiddet görüntüsü izlerse, bunları yaÅŸamın çok normal ve kabul edilebilir bir parçası olarak algıladığını gösteriyor. Åžiddet içeren programlar aynı zamanda gerek çocuÄŸu gerekse yetiÅŸkini bağırıp çağırmaya, zor kullanmaya ve kavgaya yöneltebiliyor. ÇocuÄŸun dış dünyayı vahÅŸi, korkunç bir yer olarak algılamasına neden olabiliyor. Çocuk yetiÅŸkin insanın minyatür bir örneÄŸi deÄŸildir. Enformasyon edinme yöntemleri çocuÄŸun yaşına ve geliÅŸim evrelerinin seyrine göre farklılıklar gösterir. ÖrneÄŸin 2-5 yaÅŸları arasındaki çocuk taklitçi olur. Bu yüzden televizyonda gördüÄŸü ÅŸiddet içerikli sahneleri kendince oynamaya, uygulamaya çalışması son derece normaldir. Aileler bu yaÅŸlardaki çocuklarının taklit ettiÄŸi olumsuz davranışlarının bir süre sonra kendi davranışları haline geldiÄŸinden sıkça yakınırlar. Aslında taklit, öÄŸrenme süreci ve yöntemlerinin çok normal bir parçasıdır ve aile çocuÄŸun hangi programları izlediÄŸini denetlediÄŸi ve olumlu yönlendirdiÄŸi sürece zararsızdır. Sekiz yaşındaki çocuk, televizyonda ve gerçek yaÅŸamda gerçekleÅŸenler arasındaki farkı ayırt edebilecek durumdadır. ÖrneÄŸin reklamların, birileri tarafından izleyiciyi bir ÅŸeyi satın almaya ikna etmek üzere hazırlandığını fark edebilecek yaÅŸtadır artık. Yine pozitif olarak baktığımızda televizyonun aslında kocaman ve heyecan verici bir dünyaya açıldığını görebiliriz. Yeryüzündeki milyonlarca insanın eÄŸitimi düÅŸünüldüÄŸünde, tartışmasız bir eÄŸitim aracıdır. Gene çocuklarımıza sosyal bazı davranışları, paylaÅŸmayı uzlaÅŸmayı öÄŸreten pek çok eÄŸitici programın varlığını yok sayamayız. Burada önemli olan televizyonu seyretmemek deÄŸil, çocuklarımızı doÄŸru ve uygun programları seyretmesi için yönlendirmemizdir. YAZAR:PSİKOLOG ÅžEBNEM KARTAL
|